EVET BAŞLIYORUZ :)

Biz kendimi bildim bileli hep yazları ve tüm tatillerde köye gideriz. Köyümüz şehir merkezinden 70 km. uzaklıkta. Oradaki geçirdiğim zamanlar hep eğlenceli olmuştur.  Birkaç sene öncesine kadar tüm anılarım köyde geçirmiş olduğum zamanlarımla dolu idi. Köydeki arkadaşlarıma da benim gitmem bir eğlence olurdu. Tatile çok nadir giderdik. Babamın işi gereği de orada olmamız gerekirdi. Yani bizim tatilimiz köy idi.  Benim çocukluğumda evlerde su yoktu her şey köy çeşmesinde yapılırdı. Özellikle o çeşme başını çok severdim. Herkes bir araya gelir. Bulaşık yıkayan, çamaşır yıkayan, eve su götürmek isteyen herkes orada idi. Çok zevkli bir ortamdı. Sabahleyin kalkar kalkmaz ilk işim çeşmeye gidip o buz gibi suda yüzümü yıkamak olurdu.  Arkadaşlarımın genelde evlerinde işleri olurdu ufak tefek onların bitirmesini beklerdim işlerini. Hatta annesine yardım eden arkadaşlardan ayartıp kaçıp saklandığımız olmuştur. Tabi annelerin o dönemde çok görmekten memnun olacağı biri değildim galiba. Çocuğu küçük olsada ufak tefek şeyler yaptırır  yükünü biraz hafifletmeye çalışırdı herhalde anneler. İşte çocukluk aklı bunları düşünmeden kızları ayartır kaçırırdım. Bahçelerde geçerdi vaktimiz. Gelecekle ilgili hayaller kurardık. Herkesin bir hayali vardı. Onların çoğunun öyle büyük hayalleri olmazdı. Ağaçların tepelerinde geçirirdik tüm zamanları. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım için eve gecikirim ve her seferinde bir ton azar işitirim. Kızların anneleri de hep beni anneme şikayet ederler.  

Annemin akrabaları genelde bizim iş güçlere yardım ederler. Babam bir çoğunuda işe almış ve her türlü desteği vermektedir. Bunların içindeki bir ailedeki şu an adını bile anmak istemediğim bir şahıs benim o zamanlardaki en çok samimi olduğum kişi idi. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Onlarda kalmayı çok severdim. Sabahlara kadar otururduk. Evleri çok kalabalık ve iç içe yatmalarına rağmen onlarda kalmak çok hoşuma giderdi. Gece yatakta kitap okurduk annesi kalkar ışığı kapatır ve biz tedbirliyizdir el lambasını açar yorgan altında cep fotoroman okurduk. Bizim anılarımız anlata anlata bitirilemezdi. Ailesi hep benim ailem tarafından kollanmış iş güç sahibi olmuş ve her şekilde babam kol kanat germiştir bu aileye. Aradan böylece seneler geçti. Genelde köylerde kızlar büyüyüp serpildi mi başka akrabalar hemen baş göz ederler. Benim bu yollarca dostum arkadaşım sırdaşım dediğim zat böyle gönülsüz ve ağlayarak kendinden 10-12 yaş büyük biri ile evlendirildi ve başka şehre gitti. Yine biz yaz aylarında, bayram yada düğün vs. de bir araya gelmeye devam ettik. Ben üniversiteyi kazandım. Okul bittikten sonra işe başladım böylece hayat mücadelesi tam anlamıyla başlamış oldu. İş hayatımın ikinci senesinde nişanlandım ve daha sonra evlendim. Biz yine kopmadık. Çünkü babası ve kardeşi babamın elemanı sonra diğer küçük kardeşinide ben işe aldım. Kendinden birkaç yaş küçük kızkardeşide şehirde organize de çalıştığı için benim evimde kalmaya başladı. Dolayısıyla hep iç içeyiz.

Bu arada 2 oğlu oldu. Yazları hafta sonları hep köye giderim. Hep sıcaktan kaçıyor hemde böyle evlenip giden arkadaşlarım gelir onlarla görüşürüm diye hafta sonlarımı hep köyde geçiririm. Akşamları otururuz eski günleri keyifle anarız. Yine böyle günlerin birinde akşam bu arkadaşların balkonunda oturuyoruz.  İşte ben o gün bu arkadaşın benim eşimden gözlerini ayıramadığını fark ettim. Yok canım dedim kendi kendime saçmalama dedim. Olacak şeymiydi, mümkün değildir diye düşündüm. Yinede bundan sonraki hareketleri dikkatimi çekmeye başladı.  Herkesin bir arada oturduğu bir ortamda benim yanıma değil eşimden tarafa oturuyordu. Diyelimki birkaç gruba ayrılmışız o eşimin olduğu gruba gidiyor. Bunlar dikkatimi çekiyor ama mümkün değil diyorum. Bundan sonraki dönemlerde ben mesela bir konu ile ilgili konuşuyorum o tamamen farklı bir görüş sunuyor. Hatta bir seferinde köydeki arkadaşların birkaçı seneler geçmesine rağmen birçoğunun çok değiştiğini benim aynı kaldığımı söylemelerinin ardından benim biraz kilo almış olmam sebebi ile öyle gözüktüğümü eğer zayıf olsam benim onlardan daha kötü gözükeceğimi söyledi. Böyle birçok şey yaşadığım için bu zevksiz ortam beni sıkmaya başladı. Zamanla köye gitmekten artık zevk almadığımı fark ettim. Artık eskisi gibi sık gitmiyordum.  Kendimi yavaş yavaş çektim o arkadaştan. Fakat bu seferde benim ve eşimin bulunabileceği ortamları çok iyi değerlendiriyor ve nereye gitsek orada oda olabiliyor. Çok rahatsız olmaya başlamıştım. Bu konudan eşime bahsettim. Oda çok rahatsız oldu. Bizde onun bulunduğu ortamlarda bulunmamaya karar verdik. Kardeşi de artık eskisi gibi sıcak durmadığım için başka yerde kalmaya başladı. Aradan geçen zamanda babası rahatsızlandı. Birkaç sene boyunca babası ile kendilerinden çok biz ilgilendik. Zaten babam adamın emekli olmasını sağlamış ve sosyal güvence gibi bir problemi yoktu. Bu zat babasının hasta olduğu ve vefatı döneminde bile beni çok rahatsız etti. Bir süre sonra annesi kalp hastası ameliyat olacak kendisi burada değildi. Ben evlatlarından daha çok çabalayıp her türlü ihtiyaçlarını tamamlayıp verilecek kanını bile temin ettim. Hastaneye gittik buda gelmiş bekliyor.  Ben işten çıkmış gitmişim yorgun argın buna rağmen yaptıklarıma teşekkür edeceği yerde ‘’kız sen nerdesin biz burada bekliyoruz’’ böyle bi cümle sarfetti.  Ben yine o kalabalık ortamda sıkıntısından yorumunu yaparak kibar bir dille kendisi burada yokken yapılanları anlattım. Erkekler kalabalık olduğu için dışarıda bekliyor hemde sigara içiyorlar. Bunun gözü yine eşime takıldı. Hemen dışarı çıktı hızla. Camdan dışarı baktım. Direk eşimin yanına gitti. Annesi yıkarıda ciddi bir ameliyat geçiriyor bu arkadaş benim kocama cilve yapıyor. Eşim durumu bildiği için hemen içeri geldi ve yanıma oturdu. Diğer akrabalarla sohbet ediyoruz. Bu yine büyük bir heyecanla geldi ve benim yanım boş olduğu halde bir sandalye alıp eşimin yanına oturdu. Birde baktımki arkadaş dayadı bacağını eşime adam anında fırladı dışarı çıktı. Bu kadar alenen yapılmaz diye düşündüm. Bunları bir ben bir eşim ve birde YÜCE ALLAH’ım bliyor. Kimseye anlatmadım. Anlatmasam kimse inanmaz ki. Çünkü herkes onu benim önceki bildiğim gibi biliyor. Herkes tarafından sevilen biridir çünkü. Diyorumya kimse inanmaz. Çıldıracak pozisyona geldim ve bende hızla kalktım. Kusura bakmayın ben yapmam gereken bişey unutmuşum dedim ve eşimle oradan hızla uzaklaştık. Ameliyattan sonra tekrar yoklamaya annemle gittim gerçi buna pek memnun olmadı ama.

O günden sonra alakamı onunla tamamen kestim. Köyde olduğunu öğrendiğim vakitlerde gitmemeye başladım.  Bu arada benimde özel hayatımda bazı problemlerim oluyor. Eşim 2. İşindende ayrıldı. Bütün ev yükü benim omzumda idi. İşsiz kaldığı dönemlerde kredi kartlarını kullanmış bunlarda zaman içerisinde bayağı bir yekün olmuş banada bahsetmediği için avukata intikal etmiş yani birçok şey yaşadım bunlara inmek istemiyorum. Depresyona girmekte olduğumu fark ettim. Hatta eşimle ayrılık sürecine bile girdik. Böyle günlerin birinde ben annemler de kalıyorum eve geldim birkaç eşya almaya. Eşim banyoda bende sessizce eşyalarımı alıp çıkmak istedim. Eşyalarını karyolanın üzerine çıkarmış. O sırada bir beyaz kağıt dikkatimi çekti. Hiç yapmadığım bir şey döndüm aldım açtım ve okumaya başladığımda  beynimden vurulmuşa döndüm.

Birkaç gün sonraki yazımda devamını yazacağım.....

 

Sevgiler ve Saygılarla…..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !